Nüfus:
32.447 (2000)
Şile,
tarihi M.Ö. 12.000 – 6.000’lere kadar inen bir
yerleşim birimidir. “Şile” Yunanca bir kelime olup
Türkçe’de Mercanköşk anlamına gelen tepelerde ve
dağ sırtlarında yetişen güzel kokulu çiçekler açan
ıtırlı bir bitki adıdır. İlçe geçmişten bu yana Aschil, Philee, Artene, ve Kilia adları ile anılmıştır.
Türkiye’nin kuzeybatısında Marmara Bölgesi’nin
kuzeydoğusunda, Çatalca – Kocaeli bölümünde,
Kocaeli Yöresinde ve Kocaeli Yarımadasının Karadeniz
kıyısında yer alır. İlçenin doğusunda Kocaeli
ilinin Kandıra, güneyinde yine Kocaeli’nin Gebze, güneybatısında
İstanbul’un Kartal ile Ümraniye, batısında İstanbul’un
Beykoz ilçeleri, kuzeyinde ise Karadeniz bulunur. İlçe
alanı 736 km’ dir.
Batıda Kurnaköy, güneyde Değirmençayırı Köyü,
doğuda ise Ağva beldesi arasında uzanan Şile ilçe
arazisi, kabaca ters bir üçgen şeklindedir.
Şile merkezinin İstanbul’a ( İstanbul’un merkez
ilçelerinden Ümraniye’ye) uzaklığı 55 km’dir. Köylerine
asfalt ve stabilize yollarla ulaşım mümkündür.
Şile’yi dünyaya tanıtan en önemli kültür varlığı Şile Bezidir.
Şile
Bezinin tarihi Osmanlı Türklerinin Şile’ye yerleşmesinden
sonra başlamaktadır. El tezgahlarında pamuk ipliğinden
dokunan tamamen şileye ait otantik bir kültür mirasıdır.
Şile’ye özel bir kültür mirası olması ona Şile
Bezi ismi verilmesini sağlamıştır. Şile’li kadınlar
emeklerini, duygularını ve yüreklerindeki sanat yansımalarını
Şile Bezi üzerine nakışlarla süslemektedirler. Şile
Bezinden çeşitli giysiler üretilmektedir. Şile
Bezi’nin en önemli özelliği teri emerek vücudu
serin tutmasıdır.
Dünyanın
2. Büyük Feneri olan Şile Fenerinin tarihi değeri
oldukça büyüktür. Kırım Harbinde, Karadeniz’den
İstanbul Boğazına girecek gemilerin yollarını
bulabilmeleri için yapılmış fenerlerden biridir. Bu
amaçla Boğazlar civarında 1856 yapılan Anadolu
Fenerinden sonra 1858 – 1859 yılları arasında inşa
edilmiştir. Taş kısmını Türk Mimarlar, metal aksamı
ve mercek-kristal sistemini de Parisde bulunan Paris –
Barbir fabrikasında yapılmıştır. Uluslar arası
standartlarında birinci sınıf deniz feneridir.
Şile Kalesi tarihsel gelişim içinde önemli bir yer tutmuştur.
Bizanslıların inşa ettiği kale, daha sonraları Osmanlılar tarafından kullanılmıştır.
Kale 10x10 m2 genişliğinde ve 12 metre yüksekliğinde olup,
Denizden gelebilecek saldırılara karşı koyabilmek amacıyla inşa edilmiştir.
Ağlayan Kayalar, Şile Fenerinin 600 metre gerisinde taşlar arasından çıkan bir su kaynağıdır. Akış biçimi ağlayan bir
insanin gözyaşlarına benzetildiği için bu adı almıştır.
İlçenin
en önemli turistik ve doğal fizyoterapi doktoru denen
Kumbaba Tepesi, 60 rakımlı kırmızı – turuncu
renkli, demir/bakır alaşımlı ve radyonktriteli
kumları olan bir tepedir. Kumbaba Tepesi zirvesinde
Kumbaba’nın mezarı vardır. (Kumbaba gerçek ismi
belli olmayan bu tepeyi keşfedip romatizmal hastalıkların
tedavisinde kullanan kişidir.) Yapılan araştırmalarda
Bizanslılar tarafından “Güneş Hamamı” olarak
kullanılmış, saray gemileriyle yaz aylarında buraya
gelerek güneş banyosu alırlarmış . Burasını, ismi
meçhul olan Türk (Kumbaba) bir kimyager gibi etüd
etmiş ve Şile Kumluğunun natür ile tedavi için
uygun bulmuştur ve bir çok hastanın tedavisinde
kullanılmıştır.
Şile
İstanbul’a 70 km mesafededir. 2001 yılında hizmete
giren otoyol Şile-Üsküdar arası ulaşımı 40
dk’ya düşürmüştür. Şile 169 no lu kooperatife
ait otobüsler her gün saat başı periyotlarla Üsküdar
Belediye otobüs terminalinden Şile’ye sefer düzenlemektedir.
Şile Belediyesi:
Adres: Üsküdar Cad. No:1 Şile İstanbul
Telefon: (0216) 712 12 75-76
Faks: (0216)
711 35 85
E-mail:
Web Site:
|