"İlk Atlas" Senem Demircioğlu & İklim Tamkan

"İlk Atlas" Senem Demircioğlu & İklim Tamkan

Mezzosoprano Senem Demircioğlu ve piyanist İklim Tamkan’ın, Fazıl Say prodüktörlüğünde kaydedilen ilk albümleri "İlk Atlas", 31 Mart’tan itibaren tüm müzik marketlerde yerini aldı. İlk defa bir vokal ve piyano ikilisinin bir araya gelerek oluşturdukları sıra dışı albüm hakkında Demircioğlu ve Tamkan ile keyifli bir söyleşi yaptık.

Paylaş:

Yorumlar:

istanbul.net.tr Mayıs 21, 2017
"İlk Atlas" Senem Demircioğlu & İklim Tamkan

Senem Hanım ve İklim Hanım öncelikle kısaca kendinizden bahseder misiniz?

Senem Demircioğlu: Ben Ankara'da doğdum, 8 yaşında İstanbul'da TRT İstanbul Çocuk Korosu'na başladım. Orta okulda Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarında piyano bölümde başlayıp orta okul, lisede piyano bölümünü bitirdim. İçimde her zaman bir şarkı söyleme aşkı olduğu, çocukluğumdan beri vazgeçemediğim için üniversitede Opera bölümüne geçiş yaptım. Üniversiteyi de Mimar Sinan'da bitirdikten sonra Avusturya'ya Graz şehrine gittim ve orada da Master yapmaya başladım. Bu arada Türkiye'de okuduğum sürede Operalarda oynadım, Bulgaristan'da uluslararası bir yarışmada birinciliğim var. Avusturya'ya gittikten sonra çeşitli prodüksiyonlarda oynadım Avusturya ve Almanya'da opera evlerinde. Şimdi de albüm için Türkiye'ye geri döndüm.

İklim Tamkan: Ben de İzmir doğumluyum fakat konservatuvara Hacettepe Üniversite'sinde piyano bölümüyle başladım Ankara Devlet Konservatuvarı'nda. On bir yaşındaydım ve tabii çok küçük olduğum için ailem o kadar uzakta yatılı okumamı istemedikleri için beni İzmir'e getirdiler. Orta okul ve liseyi, üniversite birinci sınıfta dahil olmak üzere Dokuz Eylül Ünivsersite'si, İzmir Devlet Konservatuvarı'nda okudum. Akabinde 18 yaşında Viyana'ya gittim ve orada tekrar piyano eğitimime başladım. Bir sene sonra Avusturya'nın başka bir şehrine Graz'a gittim. Graz'taki yaklaşık 12-13 senelik eğitim serüvenim başlamış oldu. İlk önce piyano solistlik ve sonrasında piyano pedagojisi eğitimi aldım. Akabinde eski müzik dalı olan klavsen çalmaya başladım.

Fazıl Say'ın “İlk Şarkılar” albümü bize kılavuz oldu

Bir araya gelme süreciniz nasıl gerçekleşti?

Senem Demircioğlu: İklim'in de dediği gibi ben 2012 senesinde Graz'a master yapmaya gidince orada tanıştık. İklim çok uzun seneler orada olduğu için ben ona “Graz'ın Muhtarı” diyorum hatta.

İklim Tamkan: Hoşgeldin partisini ben düzenledim. Orada tanıştık, aslında en başta ben Senem'den çok hoşlanmadım.

Senem Demircioğlu: Birbirimizden çok hoşlanmadık başta.

İklim Tamkan: Senem kibirli gelmişti en başta, biraz donuk, soğuk falan dedim. Ondan sonra bir baktım aslında çok coolmuş. Akabinde biz yakınlaştık ve çok iyi arkadaş olduk. Graz'taki vaktimizi beraber geçirmeye başladık ve sonrasında “Neden birlikte bir şeyler yapmayalım?” dedik.

Senem Demircioğlu: Beraber müzik yapmaya başladık. İlk önce tabii eğitimini aldığımız Klasik Müzik ile, İklim'in uzmanlık alanı olan Barok Müzik ile başladık bir şeyler çalıp söylemeye. Sonrasında o da bize yetmedi, ortak edebiyat, şair ve şiir zevklerimizi de tanımış olduk bu süre içerisinde. Sonra dedik ki Türkçe bir şeyler yapalım ve bunu yaparken de bari şiirlere yönelelim dedik ve o zamanlar sevgili Fazıl Say'ın “İlk Şarkılar” albümü daha proje aşamasındaydı, kaydedilmemiş ve piyasaya sürülmemişti fakat biz şarkıların varlığından haberdardık. Kendisinden çalışmak için notaları istedik, aslında bizim şiirle öyle öyle haşır neşirliğimiz başladı.

İklim Tamkan: Fazıl Say'ın “İlk Şarkılar” albümü bize kılavuz oldu diyebiliriz bu proje için. Çünkü başka bir ışık yoktu, yani bir kaç operadan minik minik aryalar yapıyorduk ama nedense böyle birazcık daha kolay dinlenebilen, bize biraz daha hitap eden şeyler istedik. Böylelikle başlamış olduk.

Senem Demircioğlu: Operadan daha çok şarkı formuna geçmek istedik.

İlk Atlas albümünün ortaya çıkış hikayesi nedir?

İklim Tamkan: “İlk Atlas” albümü şu şekilde ortaya çıktı. Biz hali hazırda bu projeyle ilgili konserlerimizi veriyorduk ve konser repertuvarımıza sevgili besteci arkadaş ve dostlarımızdan aldığımız yeni parçaları katmıştık fakat bir albüm yapacak kadar bir parçamız da yoktu. Yine sevgili Fazıl Say'ın İlk Şarkılar albümünden bir iki parçayı bulduk, yine sevdiğimiz parçaları eklemiştik ama albüm yapmayı düşünmüyorduk, bizim için çok erken buluyorduk.

Senem Demircioğlu: Bize kalsa 2-3 sene daha albüm yapmak için beklerdik.

İklim Tamkan: Sonra bir gün bir canlı yayında yine Fazıl Say'ın "İlk Şarkılar" albümünden “Bu Kekre Dünyada” isimli bir Metin Altınok sonesinden bestelediği parçayı yaptık ve o kadar bambaşka ve ilginç bir versiyonuydu ki, hakikaten arada bayaa bir fark vardı hem yorumlanış hem de düşünce açısından. Kendisinin bu programı izleyip kaydı çok beğenmesinden sonra albüm fikri oluştu. Fazıl Say, “Bu muhakkak kaydedilmeli kızlar, stüdyoya gidiyorsunuz, kendi parçalarınızı da katıyorsunuz ve size albüm yapıyoruz.” dedi. Böylelikle albüm fikri doğdu.

Senem Demircioğlu: Albümümüzün fikir babası Fazıl Say'dır.

Fazıl Say vizyonumuzu, ufkumuzu genişletti

Fazıl Say ile çalışmak sizin için nasıl bir his ve size nasıl bir tecrübe oldu?

Senem Demircioğlu: Bu soruya ben başlayayım, çünkü ben tecrübeli bir Fazıl Say çalışanıyım. Ben üniversite son sınıfta Fazıl Say ile çalışmaya başladım. 2012 senesinde “Ses” adlı oda operası yazmıştı ve ona bir mezzosoprano solist ve bir soprano ve koloratür solisti arıyordu. Bir tavsiye üzerine o eserin mezzosoprano solisti ben oldum. Ondan sonra da birçok eserinde onunla birlikte çalıştım, Türkiye prömiyerini yaptım zaten. Besteci olarak onun eserlerini kendisiyle çalışmak bambaşka ufuk açıcı bir şey tabii ki, fakat albümde onunla prodüktör olarak çalışmak ve hali hazırda gelişen bir 5-6 senelik iş ve dostluk ilişkimiz var artık. Prodüktör olarak Fazıl Say ile çalışmak bambaşkaydı. Hem çok iyi bir yol göstericiydi hem de şiirlere çok hakim bir insan olduğu için şiirleri duygu ve yorumlama olarak bana çok şey kattı diyebilirim.

İklim Tamkan: Ben de şöyle özetleyebilirim. Benim için biraz daha çetrefilli bir durum çünkü piyanistim. Dolayısıyla stüdyoya girdiğimde ben, “Allah, ben işte böyle çalacağım ama şunu beğenmez. Böyle derse ne olacak? İlk kayıt zaten falan” demiştim. Bir de stüdyoya bir ekiple giriyoruz sonuçta orada herkes duruyor. Ben başta biraz korktum fakat kayıt öncesinde de bazı parçaların bazı yerleri için önceden biraz çalışmıştık. Fazıl Say da güzel öneriler vermişti piyanistlik açısından, özellikle kayıtta nasıl duyulacağıyla ilgili çok güzel ışıklar yaktı bende. Stüdyo günü için de şöyle diyebilirim. Sabah çok enerjik, mutlu ve pozitif bir şekilde bizi stüdyoya gönderdi ve o da hemen geldi. Soundcheck'imizi alırken de oradaydı. Birkaç parçamızın başını dinledi ve “Kızlar şahane olacak, siz bunu hemen bir günde kaydedersiniz, bravo!” dedi. Kaydı yapmaya tebrikle başladı.

Senem Demircioğlu: Güzel bir motivasyonla başladık çalışmaya.

İklim Tamkan: Çok iyi hazırlanmışsınız, bravo dedi ve ondan sonra her şey yolunda gitti. Ama ben başta nasıl olacak demiştim. Fazıl Say ile çalışmak ise hayal ettiğimden çok daha kolay. Tabii ki çok disiplinli, onu zaten söylemeye bile gerek yok herkes tahmin edebilir. Ama vizyonumuzu da genişletti, ufkumuzu da hakikaten açtı ve aslında sahne ile stüdyo arasındaki birçok farkı, nasıl düşünmemiz gerektiğiyle ilgili bize bayaa fikir verdiğini düşünüyorum.

Albümden aldığınız tepkiler, yorumlar nasıl?

Senem Demircioğlu: Şimdiye kadar fena gitmiyor tabii en başta “Neden şiir yapıyorsunuz?” diyenler oldu. Bizi çok romantik, eski kafalı bulanlar oldu. Ama aslında biraz eski kafalıyız İklim benden daha çok eski kafalı olmasına rağmen bende eski kafalıyımdır.

İklim Tamkan: Müzik olarak eski kafalı değiliz aslında, sadece mesela albümleri CD'den dinlemeyi seviyoruz. Neden çünkü buklet karıştırmayı seviyoruz.

Senem Demircioğlu: Mesela ben hala defter ajanda kullanıyorum, telefon ajandası kullanmıyorum.

İklim Tamkan: Orada ben biraz daha iyiyim telefon ajandası kullanıyorum.

Senem Demircioğlu: Mesela İklim'in piyanosunun üstünde dantel var.

İklim Tamkan: Öyle eski kafalılıklar. Ben onlara eski kafalılıkta demiyorum, incelikler diyorum. Biraz da insanların karakterlerini oluşturan şeyler. Mesela hakikaten Senem ajandasını açıp yazmayı seviyor, bende dantelimi seviyorum. Ama hani muhafazakar olduğumu Senem'in de öyle olduğunu düşünmüyorum. Fakat kayıt süreci ve albüm tabii klasik kökenli sanatçılar olduğumuzdan biraz zincirleri kırmamıza vesile oldu ve bunu da seve seve yaptık bence.

Senem Demircioğlu: Bir de gelen tepkilerden olmayan bir tarafı, dalı doldurduğumuz şeklinde güzel tepkiler alıyoruz.

İklim Tamkan: Güzel bir zamanda, birilerinin bir şey üretmediği bir zamanda, nitelikli bir iş olduğunu söylüyorlar. Seviniyoruz tabii ki. Öyle kötü bir şey duymadık.

Daha güzel müzik yapabilmek için tek bir notada bile birbirimizi eleştiririz

Müzikal anlamda birbirinizin beğendiğiniz ve beğenmediğiniz yönleri nelerdir? Hangi konuda birbirinizi eleştirirsiniz?

Senem Demircioğlu: Müzik yaparken her konuda, tek bir notada bile birbirimizi eleştiririz daha güzel müzik yapabilmek için. Ama onun dışında benim İklim'de en sevdiğim yönleri müzikalitesi ve kadife gibi olan tuşesi derim ben ona her zaman. O da yani İklim'in uzun sene eğitimini aldığı klavsen eğitiminden gelen iyi bir kadife tuşesi vardır, daha ince, daha seyrelten. O tuşeyi, o armonilere katarak ortaya çıkan müziği çok seviyorum ben. İklim'de en sevdiğim müzikal yön bu diyebilirim.

İklim Tamkan: Senem, beni överken bana baksana biraz.

Senem Demircioğlu: İklim'cim tuşeni çok seviyorum.

İklim Tamkan: Bende Senem'in bir kere en başta sahnedeki enerjisini çok seviyorum. Bunu albümde göremiyorsunuz tabii ve bu çok büyük bir kayıp çünkü orada hakikaten bir film oluyor, başka bir şey yaşanıyor. Senem'in eli, kolu, bakışı, nefesi falan tamamen o salonu çevreleyen, çerçeveleyen bir enerji. Bazen çalarken seyircileri kıskanıyorum çünkü ben göremiyorum ya önüme ya da başka bir yere bakıyorum ama o seyircilere dönük. En çok bu yönünü beğeniyorum onun dışındaysa ifade yeteneğini çok seviyorum ve aynı zamanda böyle didik didik bir şeylere beraber kafa yormayı ve bunun üzerine hakikaten ben ne düşünüyorsam, neye titizleniyorsam onun da o kadar titizlenmesi, onun sakinliğini, sükunetini seviyorum. Çünkü ben çok aceleciyim ve işte beni yavaşlatmasını seviyorum. Aslında biraz birbirimizi tamamlıyor gibiyiz çünkü birbirimizin tam tersiyiz karakter olarak.

Senem Demircioğlu: İki farklı karakteriz gerçekten.

İklim Tamkan: Konserlerimiz, sahnemizde o yüzden atışarak, konuşarak tatlı oluyor.

Senem Demircioğlu: İklim'in beğenmediğim yönleri ise az önce de dediğim gibi aceleciliği. Ben biraz daha temkinli adım atmayı seviyorum, ama o hemen her şey olsun istiyor. Bir tek o yönünü sevmiyorum. İklim'de benim bu kadar sakin olmamı sevmiyor.

İklim Tamkan: Böylelikle dengeyi buluyoruz.

"İlk Atlas" albümünden sonra konserler düzenlediniz. Bu konserlere izleyicilerin katılımları ve geri bildirimleri nasıl oldu, konserleriniz nasıl geçti?

İklim Tamkan: Şu anda bir Dore Müzik turnesi yapıyoruz. Şehir şehir geziyoruz ve albüm sponsorumuz Dore Müzik'in bütün mağazalarında mini dinleti, söyleşi, imza günleri yapıyoruz. Büyük konserler henüz yapmış değiliz yakın zamanda güzel bir konserimiz olacak umarım. Çok iyi dönüşler alıyoruz yani biz zaten seyirciyle çok iletişimde kuruyoruz sahnede. Şu ana kadar hep pozitif ve diyalog içerisinde olduğumuz sosyal medyadan ya da birebir diyalog kurduğumuz bütün dinleyicilerden hep iyi şeyler duyduk.

Senem Demircioğlu: İklim büyük konserler yapmadık dedin ama geçenlerde Balıkkesir'de Obideviç'in bir konserini yaptık.

İklim Tamkan: Evet ama o albüm tanıtımımızla ilgili olmadığı, sosyal sorumluluk projesi olduğu için söylemedim. Aslında büyük bir konserdi ama “İlk Atlas” üzerine çok yoğunlaşmadık.

Senem Demrcioğlu: Ama yine de ilk defa gidip buluştuğumuz bir seyirci kitlesiydi Balıkesir kitlesi ve oradan da çok keyifli, güzel tepkiler aldık.

Bundan sonraki projeleriniz, hedefleriniz belirli mi? Belirli ise bunlar nelerdir?

Senem Demircioğlu: Bol bol konser yapmak istiyoruz tabii ki, her müzisyen gibi sahne üstünde olup canlı performans yapıp seyirci ile etkileşim halinde olmak istiyoruz. Şimdilik bu albüm ile ilgili en büyük beklenti ve hedefimiz bol bol konser yapmak.

İklim Tamkan: Sahnede olmak ve insanların merak edip “Ne yapıyor bu kızlar?” deyip gelip bizi izlemesi ve iletişim halinde olmak. Zaten sanıyorum daha fazla bir şey isteyemeyiz.

Yaklaşan konserlerinizden bahseder misiniz?

Senem Demircioğlu: Hali hazırda başladığımız Dore Müzik turnesinde sanıyorum Eskişehir, Gaziantep, Ankara, İzmir şehirlerimiz kaldı.

İklim Tamkan: Tarihlerini şu anda söyleyemiyoruz fakat düzenli olarak sosyal medya hesaplarımızdan paylaşıyoruz, oradaki ajandadan ve web sitemizden takip edilebilir. Bunun dışında 2 Haziran'da Karşıyaka Belediyesi'nin Nazım Hikmet'i anma gününde Suat Taşer Açıkhava Tiyatrosu'nda olacağız ve 3 Haziran'da ise Adana'da olacağız.

Senem Demircioğlu: Ağustos ayında ise sanırım 14 Ağustos'tu tarihi, Demar'in Turgutreis Festivali'nde İlk Atlas projesi ile sahnede olacağız.

İklim Tamkan: Bunun dışında da yazın aralarda minik minik konserlerimiz olabilir. Program sosyal medya hesaplarımız ve web sitemizden takip edilebilir.

Röportaj: Miray Bacak
Editoryal: www.istanbul.net.tr
02.05.2017

"İlk Atlas" Senem Demircioğlu & İklim Tamkan

istanbul.net.tr

Kare Kod (QR) Uygulaması

Sitemizde yer alan Mekan sahipleri ,etkinlik düzenleyenler, Kare (QR) kodunuzu oluşturun, bilgilerinizi mobil kullanıcılarla kolayca paylaşın. Oluşturduğunuz kare (QR) kodu yazıcınızdan basarak hemen kullanabilirsiniz.

Resime sağ tıklayıp jpg formatında farklı kaydedebilirsiniz.

Herhangi bir yorum yapılmadı ilk yorumlayan siz olun...
Yorumlar yaparak sesini duyur..!

SAYFAYI PAYLAŞIN

Facebook Twitter Google Pinterest Mesaj Email
KAPAT

HAKKIMIZDA

Hakkımızda iletisim Yasal Uyarı Reklam Android Apple
KAPAT