Burçin Büke ile müzik üzerine -4

Uluslararası üne sahip piyano virtüözümüz Burçin Büke ile müzik üzerine keyifli bir sohbet...

Paylaş:

Yorumlar:

istanbul.net.tr Ocak 15, 2014

Yaptığınız iş, çalışma disiplini gerektiren bir iş. Peki bu disiplin tüm yaşamınıza yansıyor mu? Düzenli misiniz yoksa kendinizi zaman zaman kaosa bıraktığınız olur mu?

Bir kere, piyano için kabiliyet olması şart ama disiplin daha da şart. Ben her sabah piyanoya oturduğumda amatör bir piyanist gibi oturuyorum ama akşamüstü piyanoyu bıraktığımda profesyonel bir piyanist olarak kalkıyorum. Çünkü çalışıyorum, eğer ben o ritmi bozarsam, kendime hainlik etmiş olurum. Eğer iyi çalışmamışsam, piyanonun başından kalktıktan sonraki normal hayatım, sosyal ilişkilerim kötüye gidiyor. Bu beni etkiliyor. Ama bunun haricinde disiplinli değilim. Ben aslında müziğin içinde disiplinli biriyim, işime saygım olduğu için, yoksa çok laçka bir adam da olabilirdim. Pazar günü Galatasaray maçına gidip Ali Sami Yen`de köfte yediğim de oluyor. Bütün bir günü böyle de geçirebiliyorum, kafamı hiçbir şeye takmadan. Ama müziğimde çok disiplinliyim, öyle olmak zorundayım, çünkü öyle bir sektör ki, elli konser verirsiniz, kırk dokuzuna `çok iyi` derler ama biri kötü geçerse, hepsi gitti demektir. Kendime olan saygımdan daha çok, müziğe olan saygımdan dolayı, o disiplini tutmaya çalışıyorum. Yoksa, makine gibi bir adam değilim tabii. Kurallara bağlı biri de sayılmam. Kurallar benim için, o günkü piyano çalışmamda geçerlidir. Ondan sonra çok aykırı şeyler de yaptığım olur. Oturup iki saat golf seyredebilirim. Pozitif bir insanım genelde. En azından hayata küsmemeye çalışıyorum, bunun için zorluyorum kendimi, çünkü benim hayatım zor bir hayat.
Bazen delirdiğim günler oluyor, piyano kitaplarını duvara vurduğum günler...Ama bu da herhalde o disiplinin bir parçası, belki o reaksiyon olmasa, basamakları atlayamam. Çünkü ben her gün, piyano çalışırken bir basamak daha yukarı çıktığımı hissediyorum. Her gün çalışım değişiyor, her konserde değişik çalıyorum. Motivasyonum düşük oldu mu çalamam. Teknik olarak her zaman çalarım da, müzik yapmış olmam. Çoğu piyanist, konser günü, konser salonuna sabah gider, öğlen gider, akşam gider prova yapar. Ben yapmam. Ben provayı kafamda yapıyorum. Yalnızca konserden bir iki saat önce piyanoya bakarım. Sert mi tuşlar? Akordu nasıl? Piyanonun duruşu nasıl? Bunlarla ilgilenirim. Ondan sonra da tiyatroyu kurarım, sahne zaten bir tiyatro gibi. Dekorları kurarım kafamda. Seyirciler de geldi mi, oyun başlar. İnsanların size `mükemmel` demesi önemli değil, "Bir daha ne zaman dinleyeceğiz seni?" demeleri önemli.

BURÇİN BÜKE BİYOGRAFİ:

Burçin büke biyografi. 1966’da İzmir’de doğdu. İlk piyano derslerini müzisyen olan babasından aldı. Daha sonra Ali Ersümer ile çalıştı. Halk önünde ilk konserini 10 yaşındayken verdi. 1977’de açılan “Harika Çocuk” sınavını kazanıp Mithat Fenmen ve Gülay Uğurata ile piyano, İlhan Baran ile de teori ve kompozisyon çalışmalarını sürdürdü. 1979 yılında Sofia Müzik festivalinde Türkiye’yi başarıyla temsil etti. 1982’de 11 senelik Ankara Devlet Konservatuarı’nın Yüksek bölümünü 5 senede bitirdikten sonra, açılan Devlet bursuyla Almanya’nın Hannover şehrinde Müzik Akademisinde okumaya hak kazandı. Burada sırasıyla Prof. Ebert, Goetzke, Szidon, Plagge ile çalıştı.1984-1989 senelerinde solist ve oda müziği sanatçısı olarak Hannover Neu Musik festivallerine katıldı. 1990 senesinde CD, Televizyon ve Radyo kayıtları yaptı. 1992 senesinde Hannover Müzik AkLondra’da Prof. Benjamin Kaplan ve İtalya’da da Prof. Marvulli ile özel olarak çalıştı. Uluslararası Lanciano Piyano yarışmasında birincilik aldı. Ayrıca Craydon ve Bilbao yarışmalarında ödüller kazandı.1993 senesinde Berlin’de kurulan Color of Musik Oda Orkestrası’nın solist ve kurucularındandır. Sanatçı; Kuzey Almanya Radyo Orkestrası, Langenhagen Festival Orkestrası, Lanciano Festival Orkestrası, Hannover Big-Band Orkestrası ile turneler yapmıştır. Almanya’da Braunschweig, Bremen, Osnabrück, Amerika’da West Palm Beach, İtalya’da Lanciano, Türkiye’de Yapı kredi, Aksanat, İşsanat, festivallerinde başarılı konserler verdi ve çok olumlu kritikler aldı. Almanya’nın dışında Fransa, İngiltere, İtalya, Yunanistan, Bulgaristan, Avusturya, İsrail, Hollanda, Mısır, İsviçre, Estonya, İspanya ve Amerika’da konserler verdi. 2002 senesinde New York’ta Carnegie Hall’da verdiği konser New York basınında geniş yer aldı. 1996 senesinde Londra’da 2002 senesinde de New York Steinway-Sons sanatçısı oldu. 2000 yılında My Dream adı altında bir CD yaptı. 2000-2003 yılları arasında Selanik Konservatuarı’nın düzenlediği uluslararası Piyano Festivaline eğitmen ve solist olarak katıldı. 2004 yılında sanatçı ‘ Personal Touch’ adı altında ikinci CD’sini yaptı. Sanatçı İstanbul, Ankara, İzmir, Adana ve Bursa Senfoni Orkestraları ile çeşitli konserler vermiştir.

Burçin Büke ile müzik üzerine -4

istanbul.net.tr

Kare Kod (QR) Uygulaması

Sitemizde yer alan Mekan sahipleri ,etkinlik düzenleyenler, Kare (QR) kodunuzu oluşturun, bilgilerinizi mobil kullanıcılarla kolayca paylaşın. Oluşturduğunuz kare (QR) kodu yazıcınızdan basarak hemen kullanabilirsiniz.

Herhangi bir yorum yapılmadı ilk yorumlayan siz olun...
Yorumlar yaparak sesini duyur..!

SAYFAYI PAYLAŞIN

Facebook Twitter Google Pinterest Mesaj Email
KAPAT

HAKKIMIZDA

Hakkımızda iletisim Yasal Uyarı Reklam Android Apple
KAPAT