Derya Köroğlu ile Söyleştik -II

Müzisyen Derya Köroğlu, hiç bilmediğiniz yönlerini ve müzik yaşamını www.istanbul.net.tr ziyaretçileri ile paylaşıyor...

Paylaş:

Yorumlar:

istanbul.net.tr Ocak 15, 2014

Türk müziğinin dünya müziğinde bir yere oturması için neler yapmak gerekir?
Bu bir muamma gibi, bu şifreyi bir anda çözemeyeceğiz aslında. Çünkü çözülmüyor gözüken o. World Müzik içerisinde Türk Müziği’nin yerini alması lazım. Ama World Müzik içerisinde bile -ki bu dünya piyasasının küçük bir bölümü, belki %5’ i belki % 10’, daha yukarı çıkacağını sanmıyorum- onun içerisinde bile Türk Müziği yeterince yok. Bunun politik sebepleri var. Türkiye’nin her politik olayda, Kıbrıs olayında ya da Kürtler`in olayında gördüğümüz gibi, dünyayla anlaşamadığı bir taraf var. Kendi dar çerçevesinden, at gözlüğüyle bakıyor. Müzikte de böyle bir şey var. Dünya insanlarıyla bir şekilde anlaşamamak gibi bir problemi var. Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur gibi sloganlarla yalnız kalmaya doğru gidiliyor. Gelecek sene büyük bir World Müzik Festivali Türkiye’de yapılacak. Bunu Art Max organize ediyor Türkiye’de. Adı Strictly Mundial. Çevrisi “Kesinlikle Dünyasal”. Ben bir danışman rolü de oynayacağım bu festivalde. 2004 Nisan`ında gerçekleşecek, şimdiden çalışmaları sürüyor. Türk Müziği`nden bütün dünya müziğine akan nehir olma özelliğini çalışarak kazanmak zorundayız. Lafla olacak bir şey değil. Bunun belki de şimdiye kadar gerçekleşen en büyük fırsatı Strictly Mundial Festivali’nde. Aynı zamanda bütün yapım şirketleri gelecek Türkiye’ ye. 200’ den fazla olacağı umuluyor. 60 tane grup olacak, büyük salonlar yanı sıra, Taksim’de barlarda konserler olacak. Ben de bir yarışmaya öncülük etmek istiyorum. “Bırakın popülerizm kaygılarını içinizdekini gerçekleştirin” gibi bir sloganla bir müzik yarışması açıp, 12-14-16 neyse o kadar gruba ya da besteciye bir takım olanaklar sağlanmasını amaçlıyor. Belki cd yapılacak, konser verme şansları olacak, onlara stüdyo olanakları sağlanacak, çalışma olanakları sağlanacak. Bir tek kural var, o da World müzik kapsamına gireceğine kanaat getirmek. Yapılan şey jazz olabilir, Rock olabilir, ama dediğim gibi içinde bir World Müzik hissi olması lazım. Katı kurallardan uzak, ama tabii oluşturulacak olan jürinin sübjektifliğine de dayanacak.

Teknolojiyi müzikte nasıl ve ne ölçüde kullanmaktan yanasınız?
Mesela Yeni Türkü müziklerinde daha az kullanıyoruz ama, film müzikleri ya da benim daha kendi iç dünyamda, öznel dünyamda yaptığım belgesel müziklerde daha çok kullanıyorum. Zaten genel olarak teknolojiye düşkün bir insanım. Bu her ne kadar Yeni Türkü’deki tavrımıza ters gözüküyorsa da. Yapmak istediğiniz müziğe yakıştığını düşünmeniz gerekiyor. Burada yine öznel bir değerlendirme, yargı var ama, bunun değerlendirmesinin çok iyi yapılması lazım. Bilgisayarda çok olanaklar var tabii artık. Sesi alıp istediğiniz gibi evirip çevirip kullanıyorsunuz. Teknolojiye genel olarak, felsefi olarak baktığınızda, teknolojiyi iyiye de kullanabilirsiniz kötüye de kullanabilirsiniz. Onu bir savaş aracı olarak da kullanabilirsiniz mesela. Yahut insanların refahı, faydalanması için kullanabilirsiniz. Teknolojinin kendisinin bir günahı yok. Ama ne yazık ki hep savaş gibi niyetlerle yapılıyor. Bir sürü şey öyle ortaya çıkıyor. İnternet bile askeri bir haberleşme örgütü için kullanılmış ilk kez. İnsanlık tarihine geriye doğru baktıkça, savaşların rolüne de baktıkça insan biraz irkiliyor aslında. Savaşa hayır, savaşa karşıyız diyoruz. Bunu insani yanımıza sığdıramıyoruz kesinlikle. Ama teknolojinin gelişmesi de savaşlara bağlı. Yani bu da trajedisi herhalde insanoğlunun. Örneğin radar 2.Dünya Savaşı’nda Alman füzelerinden korunmak için bulunmuş. Teknolojiyi kullanmak tamamen sübjektif bir şey, ama kullanmak şart. İnsanlığın gelişiminde böyle bu zaten. Nedense bir üst seviye refaha ulaştığın zaman bir alta düşmek çok ağır geliyor insana.

Müzik dışında neler yapar Derya Köroğlu?
Müzik dışında en çok vaktimi bilgisayar alıyor. Bilgisayar programı yazmıyorum, ama yapmak da istiyorum bir yandan. Ama internet büyük bir vaktimi alıyor zaten, mektuplaşmak, çeşitli araştırmalar yapmak vb. Bunun dışında sinema ve kitap okumak. Zaten müzik zamanımı yoğun bir şekilde dolduruyor. Dolayısıyla yapabildiklerim bu kadar. Bir de Taksim’ de barlara gidiyorum tabii.

Diğer sanat dallarıyla ilginiz ne durumda?
Üretme anlamında pek bir şey yok.Yazmaya meraklıyım, ama çok vaktimi alan bir şey, ben zor yazıyorum. Gerçekten zor bir şey yazmak. Müzik yapmak daha akıcı benim için, zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum. Ama yazmaya oturduğum zaman ateş basıyor yani. Kalemim de pek kuvvetli değil. Mimar olarak çalışırdı kalemim bir zamanlar. Ama insanın düşündüğünü zannettiği şeyleri yazması lazım. O zaman düşünüp düşünmediğini daha iyi anlıyor. Vardır ya, insanlar düşündüğünü zannediyorlar ama gerçekten düşünüyorlar mı, bu ancak yazarak anlaşılabilecek bir şey.

1999’da Yeni, 2003’ de Koleksiyon albümlerini çıkardınız. Şimdi bizleri neler bekliyor?
Koleksiyon gerekliydi. Çünkü piyasada hiçbir Yeni Türkü albümü kalmamıştı. Eskilerin aynı, tıpkı basımıdır koleksiyon. Esas tabi önümüzde yeni albüm çalışmaları var. Ben Müzikaryum diye bir albüm çıkarmıştım, içinde belgesel müzikleri, film müzikleri olan, bu sefer Derya Köroğlu olarak, içinde şarkılar olan bir albüm çıkaracağım. Önce Derya Köroğlu olarak bir albüm çıkaracağım, ama Yeni Türkü devam edecek tabi. Onun yolunu kesmeden. Kendi adıma albüm çıkartsam bile yine Yeni Türkü olarak çıkacağız konserlere.
Röportaj: Filiz Küçük

Derya Köroğlu ile Söyleştik -II

istanbul.net.tr

Kare Kod (QR) Uygulaması

Sitemizde yer alan Mekan sahipleri ,etkinlik düzenleyenler, Kare (QR) kodunuzu oluşturun, bilgilerinizi mobil kullanıcılarla kolayca paylaşın. Oluşturduğunuz kare (QR) kodu yazıcınızdan basarak hemen kullanabilirsiniz.

Herhangi bir yorum yapılmadı ilk yorumlayan siz olun...
Yorumlar yaparak sesini duyur..!

SAYFAYI PAYLAŞIN

Facebook Twitter Google Pinterest Mesaj Email
KAPAT

HAKKIMIZDA

Hakkımızda iletisim Yasal Uyarı Reklam Android Apple
KAPAT