Sokak Mobilyalarının Abisi Oktay Güzeloğlu`yla Rakılı ve Rokalı Bir Muhabbet-2

Öküz Dergisi`nde "Sokak Mobilyaları" başlıklı röportajlarıyla ilgi gören Oktay Güzeloğlu ile her telden söyleştik.

Paylaş:

Yorumlar:

istanbul.net.tr Ocak 15, 2014
Sokaktakiler için hayat nasıl?
Sokaktakinin pek bir derdi yok. Sokaktakinin tek sorunu var: içki. Yatağı bir tane kartondur. Parayı bulursa gider otuzsekizinci sınıf bir otelde kalır. Istakoz gibidir orada bitler. Önceden “Allah rızası için ne verirsen ver” denilirdi. Ekonomi bastırınca, “Bi beşyüzbin lira versene” demeye başladılar. Adı konuluyor artık.
Üretim olmayan ülkede herkes bedava yaşamaya çalışır. Sadece sokaktaki adam değil. Kendilerini bu toplumda üst tabaka olarak değerlendirenler de dilencilik yapıyor aslında. “Yok gecemiz var, balomuz var…” Bu ne dilencilik değil mi? Ülkenin genel sorunu. Üretim yok. Tarım bitmiş, sanayi bitmiş, kara paraya dayanmış bir ekonomi var. Karapara meşrulaştırılmış, sonra yaygara etmeye kimsenin hakkı yok.
Nevizade’deki “Mini Meyhane” de senin. Bu koşullarda orayı ayakta tutmayı nasıl başardın?
Ben Mini’yi açtığımda cebimde bir kuruş para yoktu. Çalıştık dondurma sattık. Dondurmacıdan da para yerine külüstür bir araba hediye ettiler. O aralar da iş yok güç yok. Gittim arabayı sattım. Mini’nin yerini tuttum, çorbacı yaptım. Açtım da, bir tane müşteri geliyor hergün, hiç değişmedi. O da yarım çorba içiyor. Doğan Abi ahbap olduk sonra. Alüminyum kaplarda rakı vermeye başladık, hep zarar. Bir gün Kandemir Konduk’a rastladım. “Ana” dizisinde oynadım, oradan aldığım parayla Mini’yi tekrar açtık.
Öküz Dergisi’nden de bir kazancın vardı herhalde?
Ben Öküz Dergisi’nden hiç para almadım. Ben sokaktaki arkadaşlarımın yaşamını para için anlatmıyorum. Onları parayla satmam. Sadece bir sosyalist olarak alttan gelen çığlığı duyurmak istedim. Onların izinleri olmadan yazmam.
Sokak Mobilyaları’nı yazmaya ara verdiğine göre başka projeler vardır. “Yeni Sokak Mobilyaları” dışında bir çalışma var mı?
Şimdi yeni bir röportaj dizisi hazırlamaya çalışıyorum. Psikolog ve psikiyatristlerle görüşüyorum. “46 raporlu” dediğimiz “deli” raporlu insanların hayatlarını araştırıyorum. Bir gün deli raporlu bir arkadaşımla oturuyoruz. “Oktay, bizler deliyiz bu hayatı çekiyoruz da, siz nasıl çekiyorsunuz?” dedi. Bir de hayata buradan bakmak istiyorum. “Deli” etiketini yapıştırdığımız insanlar nasıl bakıyor hayata.

Röportaj: Elifcan Karacan
Sokak Mobilyalarının Abisi Oktay Güzeloğlu`yla Rakılı ve Rokalı Bir Muhabbet-2

istanbul.net.tr

Kare Kod (QR) Uygulaması

Sitemizde yer alan Mekan sahipleri ,etkinlik düzenleyenler, Kare (QR) kodunuzu oluşturun, bilgilerinizi mobil kullanıcılarla kolayca paylaşın. Oluşturduğunuz kare (QR) kodu yazıcınızdan basarak hemen kullanabilirsiniz.

Herhangi bir yorum yapılmadı ilk yorumlayan siz olun...
Yorumlar yaparak sesini duyur..!

SAYFAYI PAYLAŞIN

Facebook Twitter Google Pinterest Mesaj Email
KAPAT

HAKKIMIZDA

Hakkımızda iletisim Yasal Uyarı Reklam Android Apple
KAPAT