Heybeyi boşaltıp, paylaşmak... Ayşe Tütüncü - 3

Heybeyi boşaltıp, paylaşmak... Ayşe Tütüncü - 3

Ülkemizin önemli müzisyenlerinden Ayşe Tütüncü ile müzik, projeler, kadın müzisyen olmak ve hayata dair pek çok konuda keyifli bir sohbet yaptık.

Ayşe Tütüncü, heybesinde ürettiği ve biriktirdiği değerleri paylaşarak geçmişle günümüz arasında bağ kuruyor ve bu bağa dikkat çekiyor.

Paylaş:

Yorumlar:

istanbul.net.tr Şubat 5, 2015

Bu şartlar altında sizin müziğiniz nasıl gelişebilir? Populerin önüne nasıl geçebilir?

Benim bu süreçten çıkardığım sonuç şu. Toplumumuzda bir sürü şeyin bağının kurulması gerekiyor. Mesela; geçmişle şimdinin, şu çevreyle bu çevrenin gibi. Örneğin müzik eğitiminde, Türk Musikisi konservatuvarı camiasıyla Klasik Batı Müziği konservatuvarı camiası hiç bir zaman elele vermemiştir. Bu sadece örneklerden biri, halbuki elele vererek birbirlerine çok faydası olacak, birbirlerinden çok şeyler öğrenecek çevereler. Bir sürü camianın birbirleriyle konuşabilmesi; aynılaşmak için değil, tam da farklı olduğumuz için; bilgileri, uslüpları, tavırları, gündelik hayatları farklı olan zümrelerin birbirlerini biraz anlamak için bir diyaloga girmeleri, konuşmaları ve birbirleriyle bağ kurmaları gerekir. Eğer bağ kurulmazsa; kötülük, hasetlik, kıskançlık, ayağını kaydırma, bir sürü şey çıkar.

Aynı şekilde geçmişle bugün arasında bağ kurulmazsa, ne olmuş da bugün şu oluyor onu anlamayız. Ya da gençlerle daha yaşlı kuşakların arasında bağ kurulmazsa hiç bir devir teslim olmaz. Eskiden gelen bazı değerlerin korunup, bazılarının “Artık buna ihtiyaç kalmamış bunu eleyelim, bunun yerine yeni değer olarak şunu koyalım” diye güncellenmeleri gerekir. Çünkü değerlerin de güncellenmeleri gerekiyor. Bütün bunların, bu eleme ve ileriye gitme işinin yapılması gerekiyor. Mesela, bitki gibi. Bazen neden ağaçlar budanır? Her yöne uzayamaz ağaçlar, ilerleyebilmesi için budanması gerekir. İnsanın da ilerleyebilmesi için heybesini boşaltması gerekir. Tavan arasındaki eski eşyaları boşaltıp yeni şeylere yer açmak gibi, insanın da nefes alması gerekir. Bizim ülkemizde geçmişle bağımız; kapısı sıkıca kapanmış, hatta çivilenmiş toz toprak içinde bir tavan arasında kalmış. Neyse ki, şimdi çiviler söküldü, o kapı da artık biraz aralandı. Fakat hala, o odada şöyle bir gezinip, geçmişteki değerlerimizi bilerek, ara sıra özleyip ziyaret edip kutsayıp sonra yolumuza devam etmek işlemini yapamıyoruz. Tarihle bağımız öyle, yok. Coğrafya ile bile bağımız yok. Kaç kişi kendi şehri dışına çıkıp ziyaret etmiştir başka şehirleri? Bunu yapmak için, önce merak etmek ve gitmeye değer bulmak gerekir.

Bizde faşizm derecesinde büyük kent merakı var. Bunun tersine en güzel örneklerinden Almanya var, çok gittiğim için biliyorum. Almanya'nın bütün şehirlerinde hemen hemen her temel ihtiyaç aynı derecede sağlanmıştır. Ama alt yapı konusu olmayan, daha az temel konularda farklar vardır. O da kültür farklılıkları gibi.

Bizde bir kopukluk, bağsızlık, bir şeyi bir yere kilitlemiş gibi ona gözünü kapamak, bir şeyleri halının altına süpürmüş olmak ve o halıyı hiç kaldırmamak, üstünde tepinmek, ısrar etmek ve dolayısla kasılıp kalmak ve zaman içinde, donmuşluk gibi problemlerimiz var. Ve bütün bunlar bizim kimliğimizi oluşturuyor. Belki bu sorunların çözümlerini ayrı ayrı ele almak gerekiyor ama. Benim açımdan, benim kafamdaki çözüm; neyle neyin arasındaki bağ kopuksa onu bulmaktan geçiyor. Ben biraz da onun için müzisyen olmayanlarla müzik yapıyorum. Benim müzisyenlerle çeşitli bağlarım, zaten var. Ama müzisyen olmayanlarla böyle çalışmalar yapmak benim için de bağ kurmanın bir yolu. Müzisyen olmayan birinin müzik hakkında sorduğu soru ile müzisyenin sorduğu soru aynı değildir. İkisinin de çok başka öğreticilikleri var, ben ikisinden de mahrum kalmak istemiyorum. Seyirci koltuğu tarafından sahnenin nasıl olduğunu gördüğüm zaman, sahnede de daha iyi oluyorum. Çünkü biraz onun gözüyle de kendime bakabiliyorum. Bunu şöyle de ifade edebiliriz; Türkiye'de bizim en büyük eksiklerimizden biri, kendini ötekinin yerine koymamak.

Müziğinizi yaparken nelerden beslenirsiniz?

Kitap okumak beni çok besler, çok hissettirir ve düşündürür. Özellikle roman ve biyografi okumak. İnsan davranışlarını gözlemek ve anlamaya çalışmak, tarihteki bir takım zaman dilimlerini anlamaya çalışmak beni çok besler.

Mesleğinizde kadın olmanın zorlukları nedir? Neler yaşadınız/yaşıyorsunuz?

Bence aslında şuradan başlıyor, zorluk. Bir kız çocuğu olarak, (ben şanslıydım bu konuda) bir şey olmaya özendirilmemekten, ayrım başlıyor zaten. Ayrımcılık yapılıyorsa esas oradan ayrımcılık yapılıyor. Bu her ailede olmuyor neyse ki. Benim ailemde de böyle bir şey olmadı. Erkek kardeşimden ne beklendiyse benden de o beklendi. Güzel bir şey yaptığımızda herkesin yüzü gülerdi ve mutlu olurdu. Dedem bile, “Ayşe'nin karnesi, matematiği çok iyidir” der, gururlanırdı. Benim çektiğim en büyük zorluk; benim iş yaptığım bütün alanlarda kız-erkek ya da kadın-erkek sayılarının birbirine yakın olmaması. İki cinsin eşit ya da yakın sayılarda karışık bir şekilde bulunmasının daha iyi sonuç verdiğini düşünüyorum. Şunu dengesiz buluyorum. Sürekli etrafta 5-6 erkek ve 1 ya da 2 kadın olarak iş yapılması. Esasen çok zor bir şey. Bu kadın için zor olduğu gibi erkekler için de dengeli ve kolay bir şey değil. Kadından da erkekten de yeterli miktarda olması lazım. Çünkü o zaman konuşulan sohbet de, duygular da, uslüplar da çok farklı dengeleniyor. Tabii, ortamda yeterince kadın müzisyen bulunmadığı durumda benim istediğim, arzuladğım denge bozuluyor. Bozulan dengeyi düzeltip, dengelemek için bir takım çabalar oluyor ama tabii, bu çabalar sizin müzik yapmanız için gereken çabalar değil, daha ziyade ortamı oluşturma çabaları. Yani insanların bir arada bulunuşunun dengesinin olması lazım.

Röportajın devamı için tıklayın

Heybeyi boşaltıp, paylaşmak... Ayşe Tütüncü - 3

istanbul.net.tr

Kare Kod (QR) Uygulaması

Sitemizde yer alan Mekan sahipleri ,etkinlik düzenleyenler, Kare (QR) kodunuzu oluşturun, bilgilerinizi mobil kullanıcılarla kolayca paylaşın. Oluşturduğunuz kare (QR) kodu yazıcınızdan basarak hemen kullanabilirsiniz.

Resime sağ tıklayıp jpg formatında farklı kaydedebilirsiniz.

Herhangi bir yorum yapılmadı ilk yorumlayan siz olun...
Yorumlar yaparak sesini duyur..!

SAYFAYI PAYLAŞIN

Facebook Twitter Google Pinterest Mesaj Email
KAPAT

HAKKIMIZDA

Hakkımızda iletisim Yasal Uyarı Reklam Android Apple
KAPAT